Ramazan ayında yatsı namazından sonra kılınan 20 rek’at nafi le bir namazdır. „Teravih“ kelimesi Arapça olup, „Terviha”nın çoğuludur ve „oturmak, istirahat etmek‘“ anlamına gelir. Teravih namazı, her iki veya dört rekatın sonunda oturulup biraz dinlenildiği için, bu adı almıştır. Teravih namazı, kadın erkek her Müslüman için sünnet-i müekkededir. Teravih namazı, orucun değil, vaktin sünnetidir. Dolayısı ile bir mazereti sebebiyle oruç tutamayanlar da teravih namazı kılarlar.

Teravih namazı, Kur‘an‘da zikredilmemekle beraber, çok sayıda hadis-i şerifte kendisinden bahsedilmiştir. Ebû Hureyre‘nin naklettiği bir hadis-i şerife göre Resulullah (s.a.s) efendimiz, Ramazan gecelerini ihya etmeyi teşvik etmiş; bu manada; „Her kim inanarak ve karşılığını Allah‘tan bekleyerek Ramazan‘ı ihya ederse, geçmiş günahları bağışlanır“ buyurmuştur.

İmam Nevevî, „Ramazanı ihya etmenin, teravih namazını kılmakla hasıl olduğunu“ ifade etmiştir. Bu açıdan bakılınca Efendimiz (a.s)‘ın, „Her kim Ramazan‘ı ihya ederse“ sözü, „Her kim geceleri namaz kılarak Ramazan‘ı ihya ederse” şeklinde anlaşılabilir. Nitekim Abdurrahman b. Avf (ra)’‘ın naklettiği bir hadiste Peygamber efendimiz (as): “Şüphesiz Allah, Ramazan orucunu farz kıldı. Ben de Ramazan gecelerini ihya etmeyi sünnet kıldım. Her kim inanarak ve sevabını Allah‘tan bekleyerek Ramazan‘ı oruçla, gecelerini namazla ihya ederse, anasından doğduğu gün gibi günahlarından temizlenmiş olur” buyurmuşlardır. Ebû Zer el-Gıfari (r.a)‘den de şu nakli görüyoruz: “Allah’ın Resulu (s.a.s), Ramazan ayının sonuna doğru bazı gecelerde ahsabına, gecenin üçte birini geçinceye kadar teravih namazını kıldırmıştır.” Teravih namazının dayanakları hakkında son iki nakilde şöyledir. Birincisi Hz. Ebu Hureyre (ra)’den: “Rasûlüllah (s.a.s), Ramazan ayında, ashabtan bir grubu, Ubey b. Kab (r.a)‘ın arkasında cemaatle namaz kılarken gördü ve „Doğru yapıyorlar, yaptıkları şey ne güzeldir” diyerek tasvip buyurdular.” ettikleri haber verilmiştir (Ebû Dâvud, İkâmetu‘s-Salâ, 190). İkincisi ise, Hz. Aişe (ra) validemizden: „Allah‘ın elçisi ne Ramazan‘da, ne de diğer zamanlarda on bir rekattan fazla namaz kılmazdı. Dört rekat namaz kılardı ki, güzelliği ve uzunluğunu anlatamam! Nihayet üç rekat daha kılardı. Bir defasında, Ey Allah‘ın Resulu! Vitir namazını kılmadan uyuyor musun? diye sorduğumda “Ey Âişe! Benim gözlerim uyur, fakat kalbim uyumaz” buyurdu.

Hanefilere göre, teravih namazının rekât sayısı Hz. Ömer (r.a)‘ın uygulamasına dayanır. Hz. Ömer Mescid-i Nebevî‘de halifeliğinin son zamanlarında teravih namazını yirmi rekât olarak kıldırdı. Dört halife devrin- Teravih Namazı On bir ayın sultanı aynı zamanda bir terbiye okuludur 39 den sonra da kimse teravihin yirmi rekat olarak cemaatle kılınmasına karşı çıkmadı. Çünkü Efendimiz (as) : “Benden sonra benim sünnetimden ve raşit halifelerin sünnetinden ayrılmayın” buyurmuşlardır. Diğer yandan Abdullah b. Abbas (r.a)‘ın Ramazan ayında teravih namazını yirmi rekat olarak, arkasından da üç rekat vitir namazını kıldığı rivayet edilmiştir. İmam Ebû Hanife‘ye Hz. Ömer (r.a)‘ın bu hususta yaptığı uygulama sorulunca, şöyle demiştir: “Teravih namazı hiç şüphesiz müekked bir sünnettir. Hz. Ömer, bu namazın cemaatle ve yirmi rekat kılınmasını şahsi bir ictihadı ile yapmadığı gibi, bir bid‘at olarak da emretmemiştir. O, kendisinin bildiği şer‘î bir esasa ve Hz. Muhammed (s.a.v)‘in bir vasiyetine dayanarak böyle yapmıştır.

Yukarıda işaret edildiği gibi, teravih namazı erkek ve kadınlar için sünnet-i müekkede bir nafi le namazdır. Bilhassa teravih namazının sekiz rekatının müekked sünnet olduğunda şüphe yoktur. Teravih namazı, Ramazan ayına mahsus bir namazdır. Vakti ise, yatsı namazından sonradır ve sabah namazının vaktine kadar devam eder. Teravih namazı, cemaatle kılınır. Ancak tek başına da kılınabilir. Fakat cemaatle kılınması daha faziletlidir. Teravih namazını, her iki rekatta bir selâm vererek on selâm ile bitirmek daha faziletlidir.
Dört rekatta bir selam vermek de caizdir. Teravih namazı, diğer namazlara nispetle biraz seri kılınır. Ama bu, harfl erin mahreci anlaşılmayacak şekilde bozuk bir telaff uzla kılınabilir anlamına gelmez. Bu bakımdan teravih namazının normalin dışındaki bir şekilde acele kılınması mekruhtur. Kelimeleri tane tane okumak, mahreçlere dikkat etmek ve rükünleri gerektiği gibi yerine getirmek gerekir. Teravih namazı hatimle kılınmayan camilerde, herhangi bir yanlışlığa meydan vermemek ve cemaatın da kısa sureleri iyice ezberlemelerini sağlamak için, „Fil Sûresi“nden sonraki sureleri okumakta yarar vardır.

Teravih Namazı hakkında bu fıkhi bilgileri verdikten sonra mübarek Ramazan ayı ve oruç ibadetine renk katan Teravih Namazının sosyal yönünü de değerlendirmek gerekir. On bir ayın Sultanı Ramazan ayında her şeyde bir bereketlenme meydana geldiği gibi, daha uzun ve çok olmasına rağmen bilhassa yatsı namazında cemaatler kat be kat artar. Yediden yetmişe, erkek, kadın ve çocukların doldurduğu camilerde bir ay boyunca adeta bir bayram havası yaşanır. İşte Müslümanlar, özellikle gurbetteki Müslümanlar, Ramazan ayının, Oruç ibadetinin ve Teravih namazlarının manevi feyiz iklimlerinden çok daha fazlasıyla yararlanmanın çarelerine bakmalıdırlar. Bir ay boyunca yanlarında çocuklarıyla birlikte camilere yapacakları ziyaretlerle, genç dimağları İslam’ın manevi feyiz ve bereketleriyle doldurmalılar. Yeniden kardeşlik duygularını pekiştirmeliler. Bu ay boyunca yapılacak mali ve bedeni ibadetleri yerine getirmeye daha çok azmetmeliler. Çocuklarının da gelecekte bu ibadetleri ifa etmeleri için onlara örnek olmalılar. Bülbül sesli Kur’an ehli hocaların önderliğinde Sünnet-i seniy- yeye uygun yerine getirilen Teravih namazlarına 40 iştirak etmeliler, yapılan va’z-u nasihatları can kulağı ile dinleyerek bu mübarek ayı aynı zamanda bir terbiye okulu olarak da değerlendirmeliler. Teravih öncesi ve sonrasında kardeş cemaat grupları arasında ziyaretler yapılmalı, uzun gecelerin bereketinden de yararlanılarak öğretici ve eğitici programlar yapılmalıdır. Ne okuduğunu bilemeyecek derecede hızlı okuyarak namaz kıldırma adabına uymayan hocalara fazla itibar edilmemeli; hal ve vakitleri müsait olanlar, Teşkilatın ramazan ayı umre programlarına iştirak ederek “hac sevabına denk” bir umre ibadeti yapmaya ve Ka’be’de, Ravza-i Mutahhara’da teravih namazı kılma bahtiyarlığına ermelidirler.

Bu duygu ve düşüncelerle bütün Ümmet-i Muhammed’in oruçlarının, namazlarının ve sair ibadetlerinin dergah-ı izzetinde kabulü için Cenabı Hak’ka iltica ile niyaz ederiz.

 

İsviçre İslam Toplumu
İrşad Başkanlığı

NEWSLETTER (HABER BÜLTENİ)

captcha 

Ayet / Hadis

YENİ ETKİNLİKLER

GT: Gençlik Teşkilatı
HT: Hanımlar Teşkilatı
HGT: Hanımlar Gençlik Teşkilatı

Herhangi bir etkinlik bulunamadı

Basın açıklaması

Ziyaretçiler

281 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

Suchtpraevention

SIG - Suchtprävention

Kültürlere özgü aileye yönelik, bağımlılığı önleme kurslarımız başlamıştır.

www.sig-suchtpraevention.ch

Great docs & support

Eğitim merkezi

200'ün üzerinde öğrenci sayısıyla ve 10'un üzerinde kurs imkanıyla herkese hitap eden Eğitim merkezimiz.

www.bildungs-zentrum.com

Restaurant

Güven Restaurant

Türk Mutfağının değişik lezzetlerini tatlılarından sulu yemeklerine, kebap çeşitlerinden pidelerine kadar hepsini tadabilirsiniz.
 

Güven Restaurant & Market

Kabe

SIG-MG Reisen

İstediğiniz tarihlerde uygun fiyata izine gitme imkanı. Eşsiz ve unutulmaz Hac & Umre ziyaretleri.

www.sig-mg.ch

Go to top